Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) 21. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu.

TESK’in 2 milyonu aşan üye sayısıyla beşeri ve iktisadi hayatın temel direklerinden biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Esnaf ve sanatkar, sokağımızın başında çayımızı yudumladığımız ocaktır. Bizi sevdiklerimizle buluşturan yolların emekçisidir. Bir tas çorbasını içtiğimiz bereketli dükkandır. Sıcacık ekmeğimizi aldığımız fırındır. Hanemiz için alışveriş yaptığımız bakkaldır, manavdır, kasaptır. Elbette tüm bunlarla beraber esnaf ve sanatkar, dar günümüzde kapımızı çalan dostumuz, sevincimizi paylaşan can yoldaşımız, mahallemizdeki komşumuz, çocuklarımızın ağabeyi ve ablası konumundadır.”

“ESNAF VE SANATKARLARIMIZI, MİLLET VARLIĞIMIZIN TEMİNATI OLARAK GÖRÜYORUM”

Çanakkale’den İstiklal Harbi’ne kadar varlık yokluk mücadelesinin hepsinde esnaf ve sanatkarların daima ön safta yer aldığını aktaran Erdoğan, son olarak 15 Temmuz gecesi milletin tamamıyla birlikte esnafların darbeci hainlere göğüslerini siper ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“FETÖ’cü alçakların şehit ettiği 252 insanımız arasında daha 15 yaşındaki körpe delikanlıların, kadınlarımızın, askerlerimizin, polislerimizin yanı sıra pek çok esnaf ve sanatkarımız da bulunuyordu. Birileri bankamatiklere akın ederken, birileri darbecilerle anlaşıp tankların arasından kaçarken, birileri milletin şanlı direnişini televizyon karşısında keyif kahvelerini yudumlayarak seyrederken, benim su tesisatçısı, elektrikçi, kunduracı, mobilyacı, kuyumcu, çaycı kardeşim gece boyunca tanklara, uçaklara, ölüm kusan silahlara meydan okudu. Söz konusu vatan olunca, millet olunca, inancımız ve imanımız olunca canlarını hiçe sayan tüm esnaflarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Esnaf ve sanatkarımız asırlardır hep olduğu gibi bugün de huzurumuzun, kardeşliğimizin, dayanışma ruhumuzun garantisi olmayı sürdürüyor. Çalışan, üreten, evine helal rızık götürmenin peşinde olan esnaflarımız, Türkiye’nin her alanda yazdığı başarı hikayesinde öncü rol oynuyor. Tüm esnaf ve sanatkarlarımızı millet varlığımızın teminatı olarak görüyor, her birine şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”

“BUGÜNLERE BİRİLERİNİN İHSANIYLA DEĞİL AKREBİN KISKACINDA YOĞRULARAK GELDİK”

Ahiliğin terbiyesini, ruhunu, adabını ve erkanını yaşatan esnaf ve sanatkarları tebrik eden Erdoğan, “Rabb’im Ahilik kültürüyle yetişmiş, bu geleneği hakkıyla, layıkıyla temsil eden esnaf ve sanatkarlarımızın yokluğunu bizlere hissettirmesin” dedi.

Tarih boyunca pek çok badire atlatmış bir milletin mensupları olduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bugünlere birilerinin ihsanıyla değil akrebin kıskacında yoğrularak geldik. Mücadele ettik, bedel ödedik, çile çektik, zorluklara göğüs gerdik. Vatanımızı ve bağımsızlığımızı korumak için gerektiğinde şehitler verdik. Ama her defasında karşılaştığımız sıkıntıların üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık. Onca saldırıya ve kalleşliğe rağmen halen bu topraklarda özgürce başımız dik bir şekilde yaşıyorsak bunun sebebi milletimizin birliğine, beraberliğine, değerlerine sahip çıkmasıdır. Ülkemizin ekonomik ve sosyal krizleri dünyadaki diğer devletlere göre en az zararla savuşturmasında ahilik kültürümüzün büyük payı vardır. Özellikle salgın döneminde esnaf ve sanatkarlarımızın birer ahi olarak toplumumuz içinde önemli görevler üstlendiğini gördüm. Resmi kurumlarımız yanında belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız esnaf ve sanatkarlarımızla tam bir seferberlik ruhuyla hareket etti. Hatırlayın ‘zimem defteri’ gibi kültürümüzde zaten var olan hasletleri yeniden ihya ederek hiçkimsenin açta açıkta darda kalmasına izin vermedik. Milletimiz de esnaf esnaf dolaşarak zimem defterlerini kapatmak suretiyle kendi alicenaplığını gösterdi. Devletimiz de bu salgın döneminde vatandaşını çaresiz bırakmadı. Küresel ticaretin tamamen durma noktasına geldiği o zor günlerde muhalefetin akla, mantığa, ekonomik hayatın gerçeklerine uymayan abuk sabuk çağrılarına rağmen milletimize bedel ödetecek kararlar almadık. Hangi kesimden olursa olsun hiçbir vatandaşımıza ‘Nerede bu devlet ‘ dedirtmediğimiz gibi bilakis devlet olarak elimizi taşın altına koyduk.”

“FİNANSMANA ERİŞİMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE BİZ KALDIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümetlerinin esnaf ve sanatkarlara sunduğu desteklerin sadece salgın dönemiyle sınırlı olmadığını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

“Siyasete girmeden önce esnaflık yapmış bir kardeşinizim. Siyasi mücadelemizin her aşamasında da hep sizlerle beraber oldum. Sizin meselelerinizi kendi meselemiz, başarılarınızı da kendi başarımız olarak gördük. Bu anlayışla tüm attığımız tüm adımları sizden gelen talepler doğrultusunda, sizlerin sıkıntılarını gidermek maksadıyla planlıyoruz. Geçtiğimiz 20 yılda esnaf ve sanatkarlarımız lehine yaptığımız düzenlemeler burada saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çoktur. Sizler zaten bunları gayet iyi biliyorsunuz, faydalarını bizzat görüyorsunuz. Burada hafıza tazeleme babında birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Göreve geldiğimizde sizlerin en büyük sorunlarından biri neydi Finansmana erişim sıkıntısıydı. Öyle mi? Sermaye yetersizliği ve teminat eksikliği nedeniyle esnaf ve sanatkar kardeşlerimiz kredi imkanlarından yeterince faydalanamıyordu. Gerektiğinde bankalar ve finans kuruluşlarıyla cebelleşerek finansmana erişimin önündeki engelleri önemli ölçüde biz kaldırdık. Halkbank kaynaklarından esnaf ve sanatkar özelinde şahıs başına en fazla 5 bin lira faiz indirimli kredi verebilirken, biz bu rakamı 350 bin liraya kadar yükselttik.”

FAİZ VE ENFLASYON MESAJI

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in esnaf ve sanatkarlara verilen faiz indirimli kredinin tutarının 500 bin liraya yükseltilmesi talebinin aşılamayacak bir konu olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Ama bir şeyi iyi kavramamız lazım. Beni biliyorsunuz, en büyük savaşım faizledir. En büyük düşmanım faizdir. Şu anda yine faizi 12’ye kadar düşürdük. Yeter mi? Yetmez. Bunun daha da inmesi lazım. Şu anda Halkbank Genel Müdürü karşımda duruyor. Merkez Bankamız ile bunları konuştuk, konuşuyoruz. Önümüzdeki Para Politikası Kurulları toplantılarında bunun daha da inmesinin gereğini telkin ediyorum. Tabii aramızda maalesef faiz politikasını, yüksek faizi savunanlar yok mu? Var. Başta muhalefet olmak üzere onlar da bunu savunuyor ama Cumhurbaşkanınız yüksek faizi savunmuyor, tam aksine düşük faizi savunan bir politika güdüyor. Burada enflasyonla bir mücadelemiz var. İnşallah yılbaşından sonra ben bu enflasyonun da düşük faizle ineceğine inanıyorum ve bunu savunuyorum” diye konuştu.

”KAMU BANKALARINA TALİMATIM VAR”

Erdoğan, esnaf ve sanatkarlara yatırım kredileri konusunda kamu bankalarının kapısını aşındırmaları tavsiyesinde bulunarak, konuşmasına şöyle devam etti:

“Özel sektör bankaları ne yapar, ne eder onu bilmem ama kamu bankalarına talimatım var. O da nedir; yatırımcıyı darda bırakmayacaksınız, onlara gerekli desteği vereceksiniz. Ticaret Bakanımız burada, tabii Sayın Palandöken 500 bin lira teklifle geldi. Sayın Palandöken gaz vermeye alışmıştır, devamlı gaz verir. Ben buradan tüm kamu bankalarıma sesleniyorum; siz kolaylaştırıcı olacaksınız, zorlaştırıcı olmayacaksınız. Dolayısıyla da size böyle bir kredi için başvuran esnafım olduğu zaman, sanatkarım olduğu zaman onlara da imkanlarınız neye elveriyorsa bu desteği kredi konusunda sağlayacaksınız. Herhalde Ziraat, Vakıf onlar da bu dediklerimi duymuştur. Yatırım kredilerinde de esnaf ve sanatkarlarımızın iş yeri ve taşıt alımlarında kredi üstü limitini 1 milyon liraya çıkarmıştık. Biz geldiğimizde yüzde 40 faiz oranıyla Halkbank’tan finansmana erişebilen esnafımız, bugün enflasyondaki yükselişe rağmen yüzde 9,5 seviyesindeki bir oranla buna ulaşabiliyor. Biz sağladık, bu gerçekleri görmemiz lazım. Yine bu süreç içerisinde esnaf ve sanatkarlarımıza sunduğumuz önemli imkanlar arasında sıfır faizli krediler de yer alıyor. Bugüne kadar esnaflarımıza Halkbank kaynaklarından sağladığımız finansman tutarı 234 milyar liraya ulaştı. Daha önce devletin ve finans sektörünün kaynakları sadece belli bir sermaye çevrelerine akarken, biz bu imkanları esnaf ve sanatkarlarımızın istifadesine sunduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Türk ekonomisinin 20 yıldır aralıksız sürdürdüğü dinamizmde, devrim niteliğinde hamlelerin çok büyük katkısı olduğunu söyledi.

Erdoğan, Türkiye’nin küresel ekonomiyle tamamen bütünleşmiş bir ülke olduğunu ifade ederek, dünyada yaşanan krizlerin Türkiye’yi es geçmesinin düşünülemeyeceğini vurguladı. Gelişmiş ülkeleri dahi alabora eden küresel fırtınadan ister istemez Türkiye’nin de etkilendiğinin altını çizen Erdoğan, “Salgın döneminde tedarik zincirindeki kırılmaların, üretimde aylar boyu süren aksamalarını şimdi çok daha net görebiliyoruz” diye konuştu.

”İNGİLTERE’DE STERLİN PATLADI”

Erdoğan, Avrupa’dan Amerika’ya tüm dünyanın son 40-50 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele ettiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Şu anda İngiltere’de sterlin patladı, nereden nereye geldi sterlin. Övünüyorlardı, ‘Biz şuna karşı bu kadar değerliyiz, buna karşı bu kadar değerliyiz’ diye. Şimdi bugün aldığımız haberlerle patladılar. Bütün bu sorunlara bir de şubat ayında Rusya ile Ukrayna arasında başlayan savaş eklendi. Çatışmalarla birlikte enerji fiyatları astronomik rakamlara çıkmış, gıda krizi tehdidi ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. Afrika ve Doğu Asya ülkeleri başta olmak üzere, tarımsal üretimi kısıtlı devletler, açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır.

Enerji konusunda da benzer sıkıntılar yaşanmaktadır. Şu an Avrupa’nın en önemli gündemi yaklaşan kış mevsimini en az hasarla atlatmaktır. Bütün Avrupa ülkeleri şu anda ‘Acaba ne yapacağız, bu kışı nasıl atlatacağız ‘ diye bunun düşüncesi içerisinde. Ama elhamdülillah Türkiye’nin böyle bir sorunu var mı böyle bir derdimiz var mı yok. Bizzat devlet başkanı düzeyinde yapılan enerji tasarrufu çağrılarını, eminim sizler de yakından takip ediyorsunuz. Parlamentoda yorgan, battaniye dağıtıyorlar, takip etmiyor musunuz bunları Öyleyse, gereğini de biliyorum ki sizler en güzel şekilde yapacaksınız.”

”BU AKŞAM PUTİN İLE GÖRÜŞMEMİZ OLACAK”

Erdoğan, Türkiye olarak gerek enerji arz güvenliğimizi garanti eden boru hattı projeleriyle gerek yapılan anlaşmalarla, gerek sıvılaştırılmış doğal gaz depolama alanlarıyla, gerekse Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yürütülen sondaj ve arama faaliyetleriyle bu sancılı döneme nispeten rahat girildiğine dikkati çekerek, “İnşallah, bu akşam Sayın Putin ile görüşmemiz olacak ve aradaki sıkıntıları kendileriyle Ukrayna ile olan bu sıkıntıları bir değerlendirme fırsatım olacak. Fevkalade bur durum olmazsa kış aylarını dünyanın birçok ülkesine göre biz sıkıntısız geçireceğiz” dedi.

Türkiye Ekonomi Modeli’nin katkısıyla bu süreçten güçlenerek çıkılacağını vurgulayan Erdoğan, büyümeyi esas alan ekonomi modelinin müspet etkilerini her alanda gördüklerini söyledi.

Hayat pahalılığı ve enflasyon konusunu da çözmek için gayretle çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, “20 yıldır insanımızı nasıl ezdirmediysek, bugün de tarımda açıkladığımız yüksek alım fiyatlarından, ücretli çalışanlara yönelik maaş zamlarına, sosyal destek programlarımızdan, hibe, teşvik ve desteklere kadar pek çok tedbirle toplumumuzun tüm kesimlerine sahip çıkıyoruz” diye konuştu.

Erdoğan, bir gerçek olduğuna vurgu yaparak, “Nedir o gerçek? Paradan para kazanmaya alışmış tufeylilerin ve mandacı iktisatçıların artık hiçbir geçerliliği kalmamış, eski modellere dayalı ezberlerine itibar etmiyoruz. Aynı şekilde yatırım hamlelerimizi de kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz” dedi.

NTV’yi sosyal medyadan takip edin

By admin

Antalya Tente Articles Dizin Makale Kaliteli Backlink Film Dizi Sohbet Odaları Antalya Boya Son Dakika Habe Spor Haber Seo Hzimetleri E haber Türk 7/24haber Free Backlinks Free Shop Yüksek DR Backlink Articles Directory Articles Backlink Dofollow Backlink Dofollow Backlink Platform Footer Backlink Backlink News Haber Aşk Sohbet