Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığının davetiyle 70 ülkeden 130 katılımcıyla, İsveç ve Hollanda’da Kur’an-ı Kerim’e yapılan saldırıların ardından çevrim içi gerçekleştirilen “Dünya Müslüman Dini Liderler Toplantısı”nın 7 maddelik sonuç bildirgesini açıkladı.

Erbaş, Kur’an-ı Kerim’e iki ülkedeki saldırının, inanca, hukuka ve evrensel değerlere karşı işlenmiş bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Bu menfur tavrı şiddetle reddediyor ve lanetliyoruz. Söz konusu insanlık dışı eyleme müsaade edilmesi, hatta polis nezaretinde gerçekleştirilmesi ise utanç verici bir sorumsuzluktur.” ifadelerini kullandı.

Bir dinin kutsal kitabına saldıracak kadar saygısız ve pervasız bir zihniyetin varlığının insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerden ne kadar uzaklaşıldığının açık göstergesi olduğunu vurgulayan erbaş, “İnançlara ve kutsallara saldırıların sıradan hale geldiği bir yerde özgürlük söylemi ve demokrasi iddiasının iki yüzlülük ve çifte standarttan başka bir şey olmadığı açıktır.” diye konuştu.

Erbaş, bazı Avrupa ülkelerinin son zamanlarda temel insan hakları ve özgürlükler alanında yaşadığı çelişkilerin ve travmaların kaygı verici olduğunu, söz ve eylemlerle sürekli Müslümanları hedef alan ve İslam’ın aydınlık yüzünü karalamaya çalışan birtakım unsurların öne çıktığını ifade etti.

Müslümanların inançlarını, kutsallarını ve ibadet mekanlarını hedef alan ırkçı saldırıların günden güne arttığını belirten Erbaş, “Tüm bunlar Müslümanlar tarafından hayret ve endişeyle takip edilmektedir.” dedi.

İslam’ın bütün insanlar için can, mal, akıl, nesil ve din özgürlüğünü temin eden barış ve merhamet dini olduğuna işaret eden Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kur’an-ı Kerim getirdiği ilkelerle dünyada huzur ve barışı, adaleti, temel hak ve hürriyetlerin dokunulmazlığını öğreten kutsal bir kitaptır. Dolayısıyla Müslümanlar, dünyadaki herkesin onurlu, özgür ve insanca bir hayat yaşama hakkını savunmayı ve bu uğurda çalışmayı, inançlarının gereği bir sorumluluk olarak görmektedirler. Böyle bir inanca düşmanlık yapmak, şüphesiz insanlığın müşterek ve aydınlık geleceğine yapılmış bir suikasttır. Zira Kur’an-ı Kerim bütün insanların kitabıdır.”

Erbaş, İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanca tavırların, ardında kirli çıkar ilişkileri ve ırkçılık barındıran ciddi bir insan hakları sorunu olduğunu ifade ederek, “Yetkililerin, bu sorunu çözmek yerine duyarsız kalması, siyasi malzeme olarak kullanması ve düşmanca tavırları desteklemeyi tercih etmesi tam bir akıl tutulmasıdır. Zira bu çirkin ve ikiyüzlü politika, bulunduğu coğrafyanın barış ve huzurunu da olumsuz etkileyecek, bir arada yaşama imkanını da gölgeleyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kur’an’a karşı yapılan saygısızlığa tepki gösteren farklı inanç ve düşünce mensuplarının varlığının takdire şayan olduğunu vurgulayan Erbaş, Avrupa’da hukuka ve insan haklarına inanan, inanca saygıyı ve toplumsal barışı önemseyen tüm insanların İslam düşmanlığı endüstrisine karşı tepki göstermesi ve inisiyatif alması gerektiğini ifade etti.

Erbaş, “İnsana ve inanca değer veren tüm din ve inanç mensuplarının aynı şekilde tepki göstermesi bir insanlık vazifesidir. Aksi halde söz konuşu kişi, grup ve kurumlar, Müslümanlar ve tüm dünya halkları nezdinde inandırıcılığını yitireceklerdir.” dedi.

İnsani değerleri ve ahlaki erdemleri hiçe sayan, İslam’a ve Müslümanlara karşı düşmanlıktan vazgeçmeyen sorunlu zihniyetle mücadelede geç kalınırsa saldırıların artarak devam edeceğini belirten Erbaş, dünyadaki tüm Müslümanların İslam’a ve kutsal değerlerine saldırılara karşı hep birlikte hareket edeceklerini, en güzel cevabı vereceklerini, ayrıca İslam’ın en doğru şekilde tanınmasına yönelik gayretleri daha da güçlendireceklerini vurguladı.

Erbaş, şunları kaydetti:

“Müslümanlar, her zaman ve her yerde İslam’ın hak ve adalet anlayışını, sevgi ve barış yüklü ilkelerini, Kur’an-ı Kerim’in esenlik dolu mesajlarını, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) çağlar üstü örnekliğini ve üstün ahlaki vasıflarını tebliğ ve temsil etmeye, söz konusu değerleri insanlığa sunmak için özveriyle fedakarlıkla işbirliği içinde çalışmaya devam edeceklerdir. Birtakım sistematik tahrikler ve saldırılar karşısında asla hukuk dışı yollara başvurmayacak; haklarını, inançlarını ve evrensel değerlerini basiret ve ferasetle savunmayı sürdüreceklerdir. İnanıyoruz ki insaf, vicdan, hukuk galip gelecek, iyilik ve barış kazanacaktır.”

By admin

Antalya Tente Articles Dizin Makale Kaliteli Backlink Film Dizi Sohbet Odaları Antalya Boya Son Dakika Habe Spor Haber Seo Hzimetleri E haber Türk 7/24haber Free Backlinks Free Shop Yüksek DR Backlink Articles Directory Articles Backlink Dofollow Backlink Dofollow Backlink Platform Footer Backlink Backlink News Haber Aşk Sohbet